Su, taraf tutmaktan vazgeçer. Tek istediği kimin doğru söylediğini anlamaktır. Bir tarafta annesinin kazada ölmediğini söyleyen Aslan Cem, diğer tarafta babaannesi… Kime inanacağını bilememektedir. Olayın aslını öğrenmek için, annesini yakından tanıyan biriyle konuşmaya ihtiyacı vardır. Biricik ona gerçekleri anlatacaktır.
Ayşegül’ün kalbi kırıktır. Ve kalbi kırıldığında, her zamankinden daha tehlikeli olmaktadır. Neslişah’a karşı öfkesini, ondan intikam almaya çalışarak bastıracak ve bu intikam oyununda başrolü Çet’e verecektir.
Çet uzun zamandır peşinde olduğu şeyi elde eder. Neslişah artık onun avuçlarında sayılır. Babası ile yüzleşmeye hazırdır. Artık her şey ortaya çıkacaktır.
Demir ve Çet kavgasının galibi Demir olur. Demir, Su ile gerçek bir yakınlık kurar. Daha önceden, uzaktan uzağa sürdürdüğü bu hayranlığını, ilk kez dile getirir. Henüz farkında olmasa da, bu yakınlık ailesiyle arasındaki iplerin incelmesine sebep olacaktır.
Arzu ne kadar gizlemeye çalışsa da gittikçe Ali ile yakınlaşmaktadır. Artık birine güvenmek istemektedir. Ali’nin yalan söylediğini bilmektedir. Ama Ali’nin yalanları ruhunu okşamakta ve bu nedenle de ona inanmak istemektedir. Peki, bu durumu Su’ya nasıl açıklayacak?
Tüm eleştirilere göğüs gerip çizgisinden şaşmayan ‘Küçük Sırlar’, bir yandan izlenme oranını artırırken bir yandan da içeriğindeki entrika ve konuşmalarla kötü örnek olmaya devam ediyor! Çarpık aile ilişkilerinin yaşandığı dizide, her kızla ilişkiyi ‘erkeklik ispatı’ için elzem sayan Ali’nin Su’dan umudu kesince avlamaya çıktığı kız, Arzu. Buraya kadar, formatının gereğini sergileyen dizide sorun olan, Ali’nin evine gelen Arzu’yla yaptığı konuşma! Her teklifi reddeden Arzu’ya, ‘O yok, bu yok. Ne yapalım, Kavak Yelleri izleyelim mi? O da iyi kafa yapıyor’ diyen Ali bu sözleriyle öncelikle, gençlerin fikrine ‘kafa yapmanın şart olduğunu’ aşılıyor! Bunun dışında, ‘Kavak Yelleri’nin temposuna eleştiri olarak algılanabilecek bu konuşmayla, ‘Küçük Sırlar’a oranla daha mazbut kalan diziyle inceden inceye alay edip onu küçültüyor. Ali’nin bu manidar önerisine karşın Arzu’nun teklifi daha da vahim! ‘Yanımda antidepresan var. İster misin’ diyen Arzu, tepkilere karşı, annesinin hapları saydığını söylemeyi de ihmal etmiyor.
Bu uyanıklığa rağmen, alttan alta mesajlar yollayan ‘Küçük Sırlar’, annelerini gammazlayıp ortamı karıştıran kızlarla da, anne-kız ilişkisi açısından, çok güzel(!) örnek oluyor. Kendisini refah içinde yaşatan üvey babasına anlamsız bir kıskançlık besleyen Ayşegül, annesinin para için evlendiğini deşifre etmeyi marifet sayıyor. ‘Evlilik programları’nda herkesin herkesle para için evlendiği, sonrasında da çeşitli rezaletlerin yaşandığı bir düzende ‘Neslişah’ın günahı ne’ diye sorarken Çetin’in kadınlara yönelik sözleri tüy dikiyor! Üvey annesine, ‘Parayı verdikten sonra her kadın mutlu eder’ diyen Çetin’in kadınları, keyif için satın alınabilecek varlık olarak göstermesi tam bir ahlak küçülmesi!
İzlenme oranının büyümesine karşın mesajlarıyla küçülen dizide, bir başka küçülme de başrolde! Ayşegül karakterinin hakkını veren Merve Boloğur öne çıkarılırken Su’daki pasifliği gözden kaçmayan Sinem Kobal’ın rolü, yaşıyla ters orantıda, küçülüyor…
Kanal D’de yayınlanan “Küçük Sırlar” dizisinde yoğun bir tempoyla çalışan Sinem Kobal’ın, izlemeye gittiği İstanbul Fashion Week defilelerinin ardından gazetecilerin sorularını, “Özel hayatım için konuşma yasağım var, üzgünüm” diyerek yanıtlaması ve Arda Turan’ın da iki gündür Galatasaray idmanlarına “Özel problemlerim var” diyerek çıkmaması, ikilinin ilişkisi hakkındaki soru işaretlerini artırdı.
Ayrılık iddialarının doğru olmadığını söyleyen Kobal, “Çok şükür böyle bir şey yok. İkimiz de çok mutluyuz ve birlikteliğimiz devam ediyor. İnsanlar neden bizimle ilgili böyle dedikodular yayıyor anlamıyorum. Artık hakkımızda çıkan haberlerin bitmesini bekliyoruz. Özel hayatım hakkında konuşmak istemiyorum bu bizim tercihimiz. Ama konuşmadıkça da bu tarz haberler çıkıyor. Çok şükür birlikteyiz ve birbirimizi seviyoruz. Arda’nın son günlerde maçlardan dolayı canı sıkkın ve üzülüyor. Sanırım onu üzgün gördükleri için böyle bir yalan uyduruyorlar” dedi.
Konuyla ilgili ulaştığımız Arda Turan ise, “Biz birbirimizi seviyoruz ve ilişkimizde herhangi bir sorun yok. Ayrılmadık ve iddia edildiği gibi sorunlar da yaşamıyoruz. Biz takım olarak sıkıntılı bir dönem yaşıyoruz ve benim tek sıkıntım bu. Özel hayatımız hakkında konuşmuyoruz bu da bizim tercihimiz. Mutluyuz ve bunun dedikodularla bozulmasını istemiyoruz. Bunları bilmeniz yeterli” dedi. Arda Turan, ailesinin Sinem Kobal’ı istemediği konusunda ise, “Kesinlikle böyle bir şey yok. Bizim mutluluğumuz, ailelerimizi de mutlu eder” dedi.
Ekip bile şaşırdı
Kanal D’nin yeni sezon bombası “Küçük Sırlar”ın setinde bir süredir aşk rüzgarları esiyor. Dizinin genç oyuncuları Dilara Öztunç ile Birkan Sokullu’nun rol arkadaşlığı kısa sürede yerini romantik bir ilişkiye bıraktı. Ve bu sürpriz yakınlaşma, set arkadaşları arasında bile şaşkınlık yarattı.
Yaban’dan ayrıldı
Öte yandan bir süredir gizli saklı devam eden beraberlik, bir başka aşkın da sonunu hazırladı. Öztunç, Sokullu aşkı uğruna “Haneler” dizisinde canlandırdığı Yaban karakteriyle ünlenen Fırat Doğruloğlu’yla ilişkisini bitirdi. Yeni sevgililer, bu sürpriz beraberlik hakkında şimdilik suskun…
Küçük Sırlar dizisinde başrolü oynayan Sinem Kobal’ın yerinde Ayşegül karakterini canlandıran Merve Boluğur ön plana çıkartıldı. Genç oyuncu dizinin ana karakteri olma yolunda ilerlerken, rolü azaltılan Sinem Kobal’ın çok sıkıntılı olduğu konuşuluyor.
Sinem Kobal’ın başrolünü oynadığı “Küçük Sırlar” dizisi gittikçe artan reytingi ile dikkat çekiyor. Ancak başarıda en çok pay sahibi oyuncuların başında ‘Ayşegül’ karakterini canlandıran Merve Boluğur geliyor. Daha önce ‘Acemi Cadı’-da başrolü canlandıran genç oyuncunun ‘Küçük Sırlar’da gösterdiği performans, yapım ekibinin de dikkatini çekince, senaryoda değişiklik gündeme geldi. Dizinin başlarında Sinem Kobal’ın canlandırdığı ‘Su’ karakteri ön plandaydı ancak son bölümlerde Merve Boluğur’un oynadığı ‘Ayşegül’ karakteri ön plana çıkmaya başladı. Bunda Kobal’ın oyunculuğuna yapılan ağır eleştirilerin de payının olduğu öne sürüldü. Daha önce Selena dizisinde başrolde oynayan Kobal’ın, Küçük Sırlar’daki ana karakteri canlandırmakta zorlandığı konuşuluyor. Eleştirmenler, Kobal’ın, ağabeyi uyuşturucu bağımlısı, babası genç kız düşkünü olan ve zor bir dönem geçiren “Su” karakterini yeterince yansıtamadığı görüşünde. Kimi eleştirmenlerin “Selena düz bir roldü. Küçük Sırlar’daki Su karakteri, iyi bir oyunculuk gerektiriyor. Sinem bu rolü canlandırmada zorlanıyor” yorumlarının genç oyuncunun moralini bozduğu konuşuluyor. Kobal’ın moralinin bozulmasında Boluğur’un oyunculuk yeteneğinin de büyük rolü olduğu söyleniyor. Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Bölümü’nde eğitim gören Boluğur, geleceğin yıldızları arasında gösteriliyor.(Vatan)